Türk araştırmacı, akademisyen ve Odatv yazarı Prof. Dr. Yalçın Küçük’ün hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medyada Küçük’e dair paylaşımlar yapıldı. O paylaşımlardan biri, Küçük’ün 2005 yılında Akşam Gazetesi’ne verdiği söyleşi oldu.
Söyleşide Küçük, “Mor ve Ötesi köylülükten kurtulmaya başladığımızın bir işareti. Türkiye solu nihayet türkü dinlemekten kurtuluyor” sözleriyle gruba olan sevgisini dile getiriyor.
Bir “müzik hastası” olduğunu dile getiren Küçük, hiçbir zaman Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’nın cuma konserlerini kaçırmadığını dile getirdi. “Klasik müziğin dışında daha seçiciyim” diyen Küçük, “Cazı hiç sevmem mesela. Cazda isyan olduğunu söylerler ama yoktur, Amerikalıların arabeskidir” diye devam etti.
‘ANKARA’YA GELDİKLERİ ZAMAN BANA UĞRUYORLAR’
Küçük, Mor ve Ötesi’ne olan hayranlığını şu sözlerle dile getirdi:
“Mor ve Ötesi’ni dinledim. Sert insanlar ve de çok güzel insanlar. Fizik olarak da benim güzel bulduğum yüzler. Okumuş insanlar. Müzikleri de güzel. Çok da başarılı oldular. CD diyorsunuz şimdi değil mi, var onlar bende, oturup beğenerek dinliyorum. Ankara’ya geldikleri zaman bana uğruyorlar.”
60’lı yıllarda Türk aydınının türküyü gizlice dinlediğini belirten Küçük, “Kemalizmin de etkisiyle biz sadece klasik müzik dinlerdik” dedi. Türk aydınına türküyü sevdiren müzisyenin Ruhi Su olduğunu söyleyen Küçük, “Mükemmel bir ses, mükemmel bir icra, ayrıca Ruhi beyin mükemmel kişiliği olmasa türküye girmezdi kimse. Sonra tabii hakimiyet kurdu türkü o ayrı. Türkiye İşçi Partisi’nde falan…” dedi.
TEOMAN’A ÖVGÜ
Konuyu tekrar Mor ve Ötesi’ne getiren Küçük, “Şimdi Mor ve Ötesi’nin, Teoman’ın bu çıkışları beni çok sevindiriyor. Ne olursa olsun modern bir müzik bu. Türkünün hegomanyasını kıran her müzik açılımına büyük bir sevinçle bakmalı” dedi.
“Türk Genelkurmayının 30 Ağustos’ta Sertab Erener’i, şunları, bunları çıkarmasını çok yanlış buldum” diyen Küçük, “Bizim işimiz halk dalkavukluğu değildir, biz halkı yükseltmek isteriz. O yüzden harika çocuklar yasası çıkarıldı, o yüzden İdil Biret gibiler çıktı, dışarıya gönderildi. Hem bunları devlet sanatçısı yapacaksın, hem de devletin kuruluşunun önemli gününde bunları ihmal edip piyasa şarkıcılarına devlet konseri verdireceksin. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Çoksesli müzik olmalı bizim müziğimiz. Bu çok açık” ifadelerine yer verdi.
Mor ve Ötesi’nin düzeni eleştiren ve sert müzik yapmalarının hoşuna gittiğini söyleyen Küçük, müziğin ötesinde entelektüel sohbetler de yaptıklarını belirtti.
‘TÜRKÜ TEK SESLİ’
“Türkü niye sorun sizin için bu kadar?” sorusunu yanıtlayan Küçük, “Tek sesli çünkü… İnsan ruhunu geliştiremez o. Arada onları da dinliyoruz. Çok sevdiğimiz türkülerimiz de var. Ama hegemonik bir durum alıp sol kesimin tek müziği haline gelmesi sorundur. Konser salonları bomboş bugün. Kimse klasik müzik dinlemeye gitmiyor” dedi.
‘BUNLARA MEHTER MARŞI BİLE FAZLA GELİR’
Eski Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nı hiçbir cuma konserini kaçırmadığına dikkat çeken Küçük, “Ben de o zaman devletteydim. Protokol davetiyesi gelirdi. Şimdi protokol kısmına bakıyorum bomboş. Çünkü bu hükümetin getirdiği yüksek bürokratlara mehter marşı bile fazla gelir” dedi.
‘MÜZİK HİÇ KAPANMAZ’
Bulutsuzluk Özlemi’ni bilmediğini belirten Küçük, “Ben bu arada günde 96 saat çalışıyorum, ne demekse? Ama müzik hiç kapanmaz bizde. Uyandığımda TRT3’ü açarım” ifadelerine yer verdi.
KATLANAMADIĞI MÜZİK TÜRÜ
Cazı hiç sevmediğini belirten Küçük, “Çok yorulduğum, çok umutsuz olduğum zaman bizim Ahmet’in (Ahmet Kaya) şarkıları çok hoşuma gider” dedi.
Caz konusuna devam eden Küçük, “Caz çaldığı zaman kapatırım radyoyu. Çünkü caz dinleyen devrimci olamaz. Yıllardır söylerim, cazı sevip de devrimci olan kimse çıkmadı daha. Yatar kalırsın öyle” dedi.
Charlie Haden gibi sol görüşlü caz müzisyenlerinin hatırlatılması üzerine Küçük, “Bakarız, onlara bir bakarız. Ama cazı duyduğum anda kapatırım. İlk çıktığında Sertab Erener’i zevkle dinliyordum aslında, Nilüfer’in sevdiğim şarkıları vardı. Meşhur laftaki gibi müziğin her türlüsünü dinliyorum ama yine diyorum bizim müziğimiz en başta klasik müziktir” dedi.
‘RAPİ MÜZİKTEN SAYMAM’
Küçük, “Rap’i müzikten saymam. Bir de yine yazıyorum şimdi, Zülfü Livaneli’nin detone bir adam olduğunu da ben ortaya çıkardım” dedi.


































